Metafizik -Ontoloji
Metafizik; ispatlanması ve
çürütülmesi mümkün olmayan sorunlarla ilgilenir.
Ontoloji;Varlıkla ilgili
sorunların tartışıldığı metafizik alanıdır.
Ontolojinin soruları
şunlardır:
1-Varlık var mıdır?
2-Varlığın ana maddesi nedir?
3-Evren
nasıl oluşmuştur?
4-Evrenin bir amacı var mıdır?
5-Varlıkta özgürlük var
mıdır?
6-Ruh nedir?
7-Ruh ölümsüz müdür?
8-Ölüm nedir?
Tabiat(doğa)
filozofları varlığın ana maddesi (arkhe) nedir? Sorusuyla
ilgilenmişlerdir.Örneğin Thales; varlık arkesinin su olduğunu söyleyerek
ontolojiyle ilgilenen ilk filozof olmuştur.
Aristoteles varlığın ilk
nedenlerini araştırarak metafiziğin ilkelerini belirlemiştir.Aristoteles, evreni
bir bütün olarak kavramaya çalışmış ve bu çabasından da felsefenin bir disiplini
olan Metafizik-Ontoloji doğmuştur.
Ancak Ontolojiyi bir felsefe disiplinine
dönüştüren Cristian Wolf’tur.Wolf ontolojiyi;- tanrının,ruhun ve dünyanın
varlığını kanıtlamak isteyen bir alan olarak- belirler.
Wolf’un ontoloji
anlayışı deneysel bilimlere dayanan Ampirizm ve Materyalizm tarafından
eleştirilmiştir.
Kant’ a göre metafizik; bilginin temellerini araştırmalı ve
bilginin deneyden gelmeyen öğelerini saptamalıdır.
Fichte.Schelling,Hegel
gibi düşünürler Kant’ın gözden düşürdüğü metafiziği tinsel(ruhsal) varlık
anlayışı ile yeniden günceleştirmiştir.
Günümüzde metafizik fenomenoloji,yeni
ontoloji ve varoluşçuluk (existansiyalizm) felsefeleri ile varlığını
sürdürmektedir.
Fenomenoloji;Edmund Husserl ile varlıkların arka planlarında
bulunan ve kendi kendilerine varolan özleri dile getirerek;
Yeni
ontoloji;Nicolai Hartmann ile varlık kategorileri oluşturup ontolojiyi deneysel
temellerle,bilimsel sonuçlarla bağdaştırmaya çalışarak
Existansiyalizm;
Heidegger ve Sartre ile varlığın temeline doğa bilimlerini koyanlara karşı
çıkarak varlığı Benin yaptığını söyleyerek ontolojiyle
ilgilenmiştir.
Ontoloji açısından Varlık
Ontolojik problemler:
1-Varlığın var olup olmadığı problemi:
Varlığın var
olup olmadığı ilk çağlardan bugüne ontolojinin tartıştığı temel problemdir.Bu
probleme genelde iki bakış açısıyla yaklaşılmıştır. a-Nihilizm(hiçcilik)
:
Nihilizm’e göre hiçbir varlık gerçekten var değildir ve varlığı var olan
olarak kabul eden görüşlere karşı çıkar.Nihilizm hiçbir değer ve kural tanımayan
bir görüştür ve toplumda düzeni sağlayan tüm otoriteleri reddeder.Nihilizm bu
biçimiyle siyasal anlamda anarşizme temel oluşturur. Nihilizm’in temsilcileri:
Gorgias;Ontoloji alanında nihilizmin ilk temsilcileri ilk çağ sofist
filozoflarından Gorgias’tır.Gorgias,”varlık var mıdır?”sorusuna “yoktur”
cevabını verir.Gorgias’a göre;”varlık yoktur.Olsa bile bilinemez.Bilinse bile
bildirilemez.” Nietzsche; Toplumsal değer ve normları tümüyle inkar ederek
nihilizmin 19.yy.daki önemli temsilcisidir. Taoizm: İl çağda çinde görülen
taoizmdir.Lao-Tse ‘nin kurduğu taoculuk gerçeğin tüm çeşitliliğine karşın
“bir”(tao) olduğunu ve bunun adının,biçiminin, maddesinin, görüntüsünün
olmadığını savunur.Aldatıcı olan dünya, varlıktan yoksundur. b-Realizm
(gerçekçilik):
Varlık vardır anlayışı realizmdir.Realizm varlığın insan
bilincinin dışında insan bilincinden bağımsız olarak var olduğunu
savunur.Realizme göre dış dünya bizden bağımsız olarak vardır.Var olan nesnel
olandır,duyu organları aracılığıyla algılanabilir olandır.
2-Varlığın ne olduğu problemi:
Varlığın ne olduğu
sorusuna farklı cevaplar verilmiştir;.
a) Varlığı oluş olarak kabul
edenler:
İlk çağ felsefesinde evrenin sürekli bir değişim,akış ve oluş
halinde olduğunu ileri süren ilk düşünür Herakleitos’dur.O’na göre evrenin ana
maddesi “ateş”tir.’Ateşten oluşan her şey dönüp dolaşıp ateşe dönecektir.Ateş
yeniden her şeyi yaratacaktır. Evrende her şey sürekli bir değişim OLUŞ
içindedir ve durağan değildir.Doğa gibi insanın kendisi de sürekli bir değişim
içindedir.’
Herakleitos’a göre evrenin bu oluşuna karşıt güçlerin çatışması
ve bu çatışma sonunda ortaya çıkan uzlaşma(sentez) neden olur.Eğer bu çatışma
olmasaydı evrende nesneler de olmazdı.Örneğin;yaşam,dişi ile erkekten gelir;otun
yok olması,koyunun yaşamasını sağlar.Oluş (canlı-cansız,iyi-kötü gibi)
karşıtların çatışmasının bir sonucudur.”değişmeyen tek şey değişme dir”Her
değişme belli bir düzene , yasaya göre olur. Bu yasa
logos(akıl)dır.
Çağımızda varlığı oluş olarak gören filozof whitehead
(viyted) dir. O’na göre her varlık var olabilmek için başka bir varlığa
muhtaçtır.Böylece evren bir canlı “oluş” olarak varlığını sürdürür.